top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafımustafa miraç kaya

CİN ÇESMESİ FİLMİNİN HİKAYESİ (YAŞANMIŞ GERÇEK BİR HİKAYE)

Güncelleme tarihi: 8 Nis 2019

Vizyon tarihi 02.02.2018 olan ve vizyon tarihinde oldukça ilgi gören, ve hala korku filmi sevenlerinin merakla internet ve tv yayınını beklediği CİN ÇEŞMESİ filmi ilk olarak14 Mart 2017 tarihinde hikayesi yazılmış, 20 Haziran 2017 tarihinde ise senaryolaştırılmıştır. 1 Temmuz 2017 tarihinde reji ekibi ve hazırlık ekibinin ummalı çalışmalarının ardından yine aynı yıl içinde , doğum tarihim olan 15 Kasım tarihinde çekimlerine başlanmıştır.





Hikaye Konya'da bulunan eski adı Yeşil Yayla olan bugün ki adı ile Başlamış köyünde yaşanılan gerçek bir hikayeden yola çıkılarak yazılmıştır. Asıl adı meleğin çeşmesi olan hikaye, çekim anında gerek yapımcımın, gerekse yönetmenimin isteği üzerine cin çeşmesi olarak değiştirilmiştir.




Köy halkının cin çeşmesi olarak adlandırdığı asıl adı meleğin çeşmesi, kimine göre köyün girişinde kimine göre ise köyün çıkışında yer almaktadır. Söylenenlere göre bu çeşme 3 kere yer değiştirmiştir. Köylülerin ısrarla inşa ettiği bu çeşme her yıl aynı tarihte yine köylüler tarafından yıkılmış vaziyette bulununca çeşmenin ismi değiştirilmiştir. Bazı geceler evi çeşmeye yakın olan kişiler çeşme başında gözleri kırmızı bir keçinin beklediğini söylemektedirler.



Meleğin çeşmesi ilk olarak köyde birbirini çok seven iki aşığın adını taşımaktadır. Bir birini çok seven Hayriye ve Kamil bu çeşme başında buluşurlar. İki düşman ailenin çocukları olan Hayriye ve Kamil için gelecek planlamak oldukça imkansızdır. Annesini ve Babasını küçük yaşta kaybeden Hayriye, erkek kardeşi Kamber ile beraber yaşamaktadır. Kamil'in annesi oğlunun düşman olduğu ailenin kızı olan Hayriye ile görüşmesinden oldukça rahatsızdır. Bu yüzden oğlu Kamil'i biran önce evlendirmek ister ve köyün güzel kızı Şerife ile oğlunu görücü usulü evlendirir. Şerife ve Kamil bu mecburi evlilikten hiç mutlu değildirler. Zira Şerife, Hayriye'nin erkek kardeşi Kamber'in yavuklu sudur. Sevdikleri kişilerin birbirleriyle evlendirilmesini hazmedemeyen Hayriye ve Kamber, gerek Kamil'in ailesinden gerekse bu evliliğe ön ayak olan kişilerden intikam almak için büyüye başvururlar. Bu öyle bir büyü olmalıydı ki, Hayriye ve Kamber'in içindeki ateş sönene kadar devam etmeliydi. Yaptığı büyü için Kulyas cinlerinden yardım alan Hayriye bu büyü için cinlerin seçtiği 1 kişiyi kurban verecektir. Hayriye evlenmesine rağmen, Kamil ile ilişkisine devam etmişti ve Kamil'den birde kızı olmuştu. Adını Melek koymuştu. Yıllar evvel yapmış olduğu büyü için anlaşmaya giren Hayriye bir gece cinlerin seçtiği kurbanının sevdiği adam olan Kamil olduğunu öğrenir. Çaresizce bunu kabul eder. Aksi taktirde cinler kızı Melek'i kurban alacaklardır. Köydeki çoban Hasan'dan yardım alan Hayriye, Kamil'i öldürür. Anlaştığı cin kabilesininden bir cin Hayriye'nin kızı Melek'e aşık olmuştur. Cin kabilesi yapılan anlaşmadan fazlasını istemektedir. Hayriye kızını çoban Hasan'ın oğlu Ali ile evlendirecektir. O gece cinlerin Hasan'ın oğlu Ali'ye musallat olması ile birlikte,Ali düğün gecesi cinnet geçirerek daha evvel Hayriye tarafından öldürülen Kamil'in mezarı başında boğazını keserek intihar eder. Cinler Ali'nin kılığına girerek Melek ile evlenirler. Melek hiç bir zaman Ali'yi sevmemiştir. Fakat Ali kılığına giren cin Meleğe aşıktır ve Meleği üzen herkesi bir bir öldürmektedir. Köydeki bu amansız ölümlerin artması ve Kuraklığın köy halkına zor anlar yaşatması köy sakinlerinin dikkatini çeker. Bu yüzden başka bir köydeki hoca Süleyman'a giderler. Hoca Süleyman köye cinlerin musallat olduğunu ve köy halkının çoğunda büyü olduğunu söylemesi üzerine köylüler ve cinler arasında büyük bir savaş başlar. Büyü yapan kişinin Hayriye ve Kamber olduğunu öğrenen köylüler, Hayriye, Kamber ve Hayriye'nin kızı Melek'e saldırırlar. Bu saldırı sonucu Hayriye, Kamber ve Melek meleğin çeşmesinin yanında ölürler. Melek'e aşık olan cin ise bütün köylülere bir gecede azap çektirir ve bütün köy yok olur.

Yıllar sonra köy başka kişiler tarafından keşfedilir ve onarılır. Eski adı yeşil yayla olan köyün bu günkü adı başlamış köyüdür. Yeniden yaşanmaya başlanan köyde eski adı meleğin çeşmesi olarak bilinen çeşme bugün bir şehidin ismini taşımaktadır. Zaman zaman çeşmenin bulunduğu yerden ağlama sesleri gelmektedir. Bu yüzden çeşme yıkılarak başka bir mekana taşınmıştır.


Filmimizin orjinal hikayesi budur. Tabi ki yer yer kurgular senaryoya işlenmiştir.

okuduğunuz için teşekkürler

MUSTAFA MİRAÇ KAYA


1.686 görüntüleme19 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

19 comentários


hülya türker
hülya türker
11 de abr. de 2019

tavsiye ederim mutlaka izlenmesi gereken bir film

Curtir

Muzaffer Eryılmaz
Muzaffer Eryılmaz
11 de abr. de 2019

o çeşmeden gerçekten sesler geliyormu hikayesi ve film çok etkiledi beni

Curtir

Zayde Kılınç
Zayde Kılınç
11 de abr. de 2019

kadının saçını yediği sahne de resmen midem kalktı.

Curtir

melike civan
melike civan
10 de abr. de 2019

offf ya ne istediniz hayriye ve kamil den yazık seviyolar birbirlerini 😥😔

Curtir

seher balcı
seher balcı
10 de abr. de 2019

o çeşmedeki keçiyi görüpte hala nasıl yaşıyabiliyorlar orda biz filmi izlerken korkuyoruz onlar bunu birebir yaşıyorlar. 😲

Curtir
bottom of page